Ukrayna

Bush’un danışmanı Graham: Müzakereler, Ukrayna’daki çatışmayı önleyebilirdi

ABD’li siyaset uzmanı Thomas Graham, The Hill gazetesi için kaleme aldığı yazısında, Rusya ile Ukrayna arasındaaki çatışmanın muhtemel sonucunun, Moskova lehine toprak tavizi ve Rusya’ya güvenlik garantilerinin verilmesi olacağını vurgularken, “Tüm bu koşullar çatışma başlamadan ve Kiev bu kadar toprak kaybetmeden önce barışçıl çözümle elde edilebilirdi” ifadesini kullandı.

Batı’nın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in çatışmadan çok önce dile getirdiği endişeleri tamamen görmezden gelerek NATO’nun doğuya genişlemesinin kabul edilemez olduğunu müzakere etmeyi reddettiğini kaydeden Graham, sözlerini şöyle sürdürdü:

Washington bunun bir prensip meselesi olduğunu açıkladı. Oysa ABD ve NATO’daki müttefikleri Ukrayna’ya yakın gelecekte ittifaka katılma fırsatını bile vermeyi düşünmüyordu. Dünya liderleri gerçek güç dengesini daha iyi anlasaydı ya da politik olarak daha cesur olsalardı çatışma önlenebilirdi.

Yıllar sonra görüşmeler başladığında gündemde iki konu olacağını belirten uzman, bu konu başlıklarının ‘toprak tavizi ve yeni savaş tehdidini azaltmak için güvenlik garantileri’ olacağını eklerken, makalesinde şu ifadelere yer verdi:

Ukrayna’daki çatışma üçüncü yılına girdi ve sonu da görünmüyor. Batı ve Ukrayna’nın geleceğe yönelik inandırıcı bir stratejisi, Rusya’ya karşı koyma kabiliyeti yok. Yaptırımlar ülke ekonomisine zarar vermedi ve Rusya, bir ortak olarak Batı’ya ve ödeme aracı olarak dolara olan bağımlılığını azaltacak şekilde ticaretini yeniden yapılandırmayı ve yönlendirmeyi başardı. Bu koşullar altında, Ukrayna’nın müttefikleri tarafından tercih edilen kısıtlayıcı tedbirlerin genişletilmesinin Rusya’ya umduğu şekilde zarar vermesi pek olası değil.

Graham, benzer şekilde Ukrayna’nın F-16 savaş uçakları ve ATACMS füzeleri gibi daha gelişmiş silahlarla donatılmasının da Rus savunmasını aşmada belirleyici bir etki yaratmayacağına dikkat çekerken, yazısını, “Çatışma şu anda bir çıkmazdadır ve muhtemelen bir taraf, (büyük olasılıkla Kiev) tükenene ya da askeri olarak başarılı olamayacağı sonucuna varana kadar devam edecektir. Müzakereler başladığında ise gündemde iki konu olacaktır: Çatışmaların yeniden başlaması tehdidini azaltacak güvenlik garantileri ve Rusya’nın kontrolüne bırakılan toprakların paylaşımı. Yani Şubat 2022’de çatışmalar başlamadan aylar önce de gündemde olan aynı iki konu. Fakat bu seferki müzakerelerin detayları, çatışma öncesinde üzerinde mutabık kalınanlardan farklı olacaktır. Rus güçlerinin savaş alanındaki başarısı göz önünde bulundurulduğunda, bu iyileştirmeler muhtemelen Kiev’in lehine olmayacaktır” diye sonlandırdı.

Rusya, NATO’nun Avrupa’daki güçlerini artırmasıyla ilgili endişelerini defalarca dile getirmişti. Kremlin, Rusya’nın kimseyi tehdit etmediğini ancak kendi çıkarları için tehlikeli olabilecek eylemleri de göz ardı etmeyeceğini kaydetmişti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin batıya doğru genişlemediğini, ama NATO ülkelerinin Rusya sınırlarına dayandığını belirterek, “Biz sadece insanlarımızı koruyoruz” ifadesini kullanmıştı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, NATO’nun genişlemesinin Avrupa’ya daha büyük güvenlik sağlamayacağını kaydetmişti. Rusya Dışişleri Bakanlığı, NATO ile eşit haklara dayanan diyaloga açık olduklarını, ama Batı’nın kıtayı askerileştirme politikasından vazgeçmesi gerektiğini açıklamıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu